05 Şubat 2021, 22:35 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

ANNE-BABALAR VE Z KUŞAĞI

ANNE-BABALAR VE Z KUŞAĞI

CAFER AKIN

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş
Bu köşe yazısı 54 kez okunmuştur

Yüzyıllar içinde eğitim-öğretim; klasik, modern ve bilgi çağı eğitimi gibi dönemlerden geçti. Her ülke akademik ve pratik olarak bu geçişleri milli eğitim modeline uyarladı. Kimi ülke çok başarılı oldu, kimi ülke hala arayış içerisinde…
 
İletişimi ve erişimi  temel alan bilgi çağı eğitimi yeni şartlara uyumlu alt yapıları beraberinde getirdi.  Öncelikle; yerinde eğitim, bireysel eğitim, evrensel  verilerden yararlanma…
 
Bilgi çağına akıllı teknoloji ile girdiğimiz 1997 yılından bu güne ülkeler bu çağın neslini eğitmek ve hayata hazırlamak için  eğitim-öğretim planlamalarını yeni şartlara göre yaptı… Eğitim kavramı olarak 1997-2012 arası nesli “Z KUŞAĞI” olarak tanımlıyoruz.
 
Bireyi  ön plana alan bu kuşak bilgisayar-tablet-akıllı telefon  üçgeninde doğdu, büyüdü, yaşayarak öğrendi. Müdahale edilmediği takdirde bireyi içine kapatan, yalnızlaştıran, paylaşmayan, bu üçgende kendine özgü bir dünya kuran bu kuşak ya yemeyi-içmeyi ve aileyi unutuyor ya da obeziteye kurban, bir odaya mahkum, hareketsiz saatlerce kalıyor…
 
İşte gençlerimizi ve çocuklarımızı  bu durumdan kurtaracak aile, okul ve  bağımlılığı tedavi eden tıbbi  kuruluşlardır. Çünkü artık  aşırı bilgisayar-tablet-akıllı telefona bağlı ve bağımlı kalmak tedavi ye muhtaç hale geldi…
 
Diyoruz ya iyi dediğin iyi niyetli insanlara ne kadar faydalı ise kötü niyetli insanlarda o kadar zararlıdır.
 
Bu yazıdan amaç;  bilgisayar-tablet- akıllı telefonu anne-babanın denetiminde iyi niyetle; ilkeli, zamanı ayarlamasını bilen, teslim olan değil bilinçli olarak kullanım imkanını sağlamaktır.
 
Eğer anne-baba, okul ve çevre bu imkanı sağlarlarsa: Gençlerimiz ve çocuklarımız kalıplara mahkum olmadan özgürleşirler. Öz güven sahibi olurlar… Ürettikçe daha mutlu olurlar...
 
Düşünmeye, yaratmaya imkan bulurlar. Araştırarak; kodlama, tasarım, yazılım, erişim alanlarını  toplumun yararına sunarlar…
 
Kendi hayatlarına, kendi hikayelerini  katarlar… Tasarladıkları ve yazdıkları ile kendileri olurlar. Tüketen ve tükenen değil kazanan olurlar…
 
Paylaşma kültürüyle toplumsal hafızayı meydana getirirler… Geleneğin sesini, geleceğin nefesi yaparlar…
 
Gençlerimize ve çocuklarımıza iyi niyet ve güven duygusunu kazandırmak ailenin, çevrenin ve okulun  birinci görevidir…  Çünkü “Z KUŞAĞI” özellikle on yaş üstü çocuklar,  bilgisayar oyunları;  birbirini yenmeye, ezmeye, moral değerlerini ve kişiliğini yok etmeyi hedefleyen büyük bir tehlikedir. Bu tehlike ailenin ilgisiyle zararsız hale gelir…
 
Bilgisayar dili anadil üzerinde büyük bir tehdittir. Özellikle ilgili bakanlıklar bu tehdide çözümleri acil ortaya koymalıdır…
 
Yine anne-baba,  çevre, okul gençlere ve çocuklara karşılaştırma eğitimi vermelidir.  İyi-kötü, doğru-yanlış,  var-yok, kazanma-kaybetme ve zamanı değerlendirme kavramlarını yaşatarak öğretmelidir…
 
Bu iyi dediğimiz üçgen gençlerimiz ve çocuklarımız tarafından  denetimsiz kullanılırsa; kötü niyetli kişilerin verdiği zararların mağduru olurlar. Zararlı oyunların verdiği ruh haliyle, korkak, intihar eğilimli, öz güvensiz, hırçın bir kişiliğe bürünürler… Bağımlılığa kadar giden  gençler ve çocuklar bilgisayar-tablet-akıllı telefon  imkanından yoksun olunca; yalnız, kavgacı,  tanınmaya ve tartışmaya kapalı, yemeği, sosyal hayatı, aileyi unutan bir robot haline geliyorlar… Özellikle siber suçları işleyerek, bireye topluma zarar verme arzusu korkunç boyutlara ulaşıyor…
 
Çözüm: Milli yazılım…
 
Çözüm: Erişim denetimi…
 
Çözüm: Aile denetimi… Duygusal şiddetten (tehdit, kaba kuvvet, bağırma, yasak) uzak yaklaşım..
 
Çünkü;  bu gençler ve çocuklar bizim ve geleceğimiz…
 
Çünkü; anne-babalar nitelikli bir nesil yetiştirmek sizin elinizde. Tehdit büyük… Tik Tok  kullanıcısı “meydan okuma” oyununda  hayatını kaybeden 13 yaşında ki İtalyan çocuk sizin olabilirdi... ”Mavi Balina” oyunu sonrası intihar eden 150 hayattan biri sizin olabilirdi…
 
Bu tehdide karşı  “Z KUŞAĞI“ iyi dediğimiz her şeye muhtaç…
 
Bu ihtiyaçları iyi niyetle sağlarsak ne güzel olur…
 
NE GÜZEL OLUR…
 
NE GÜZEL OLUR…


 Kelkit Havadis internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Kelkit Havadis Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

RÖPORTAJ

Adnan Atmaca ile yaş sebze ve meyve ihracatı üzerine röportaj
Adnan Atmaca ile yaş sebze ve meyve ihracatı üzerine röportaj
Euroaz Tarım Ürünleri Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. Genel Müdürü Adnan Atmaca ile yaş sebze ve meyve ihracatı üzerine keyifli bir röportaj.

E-BÜLTEN ABONELİK

Gazetemiz Basın Ahlak Yasasına Uymayı Kabul Eder. Özel ilan ve reklamlardan doğabilecek sorumluluk ilan sahibine aittir. Gazetede neşredilen yazılardaki fikir sorumluluğu yazarına ait olup yayınlanan veya yayınlanmayan yazılar geri verilmez.

Adres : Yeşilırmak Mah. Orkide Sok. Saymaz Apt. Zemin Kat No: 8 TOKAT
Tel : (0356) 212 4884
Gsm : (0546) 449 5162
Bu site 0.047 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]