12 Eylül 2021, 19:36 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır
12 Eylül 1980 darbesi Türkiye'nin on yıllarını çalmış, istikbal haklarını çarpıtmış, milli hakimiyeti çoraklaştırmıştır.
Bireyle devlet, milletle devlet arasındaki güvene dayalı ahlaki, tarihi ve hukuki bağlar her darbeyle biraz daha yıpranmış, biraz daha yıkıma maruz kalmıştır. Ne yazıktır ki, bu tahribatın artçı ve ağır sarsıntıları yıllarca siyaset ve toplum hayatında derin yaralar açmakla kalmamış, istikrarsızlıkların kapısını da ardına kadar aralamıştır.
27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 15 Temmuz Türkiye'nin büyüme ve yükseliş ümitlerine, milli birlik ve dayanışma azmine, huzur ve barış ortamına iç ve dış odakların el birliğiyle planlayıp uygulamaya geçtikleri zincirleme suikastlardır.
Her darbe bir nevi işgaldir, gerilemedir, tarihin gerisine düşmek demektir.
Her darbe kaos ve krizin serpilmesi demektir. Her darbe haksızlık ve kanunsuzlukların sivrilmesi demektir."
Her darbenin vesayetçi mihrakların, demokrasi düşmanlarının denetim ve kontrolü ne yazık ki; ele geçirmiştir.
Türkiye’nin yakın dönem siyasi tarihinin doğru analiz edilip gelecek kuşaklara ışık tutması için önce 12 Eylül 1980 öncesi Türkiye’sinin iyi irdelenmesi ve sorgulanması lazımdır.
Türkiye, 12 Eylül’e nasıl gelmiştir? 12 Eylül neden önlenememiştir? Cumhuriyet tarihinin neredeyse üçte ikisi neden sıkıyönetim altında geçmiştir? Yaşananlar bir sağ-sol çatışması mıydı?
Yaşanan bütün acılar, çatışmalar, kavgalar neydi? Sabah ülkücü genci vuran silah, öğle devrimci genci vurmadı mı? Kardeşi kardeşe kimler düşman etti?
Terör örgütlerine silah satan kaçakçıları kimler korudu?
NATO üyesi ülkelerde üretilen silahları Türkiye’ye kimler soktu?
12 Eylül’den bir gün önce sokaklarda ölüm kol gezerken, namlular kan kusarken bir gün sonra ne değişti de terör bir bıçak gibi kesildi?
“İhtilal Şartlarının Olgunlaşması” için Türk gençlerinin oluk oluk kanları mı akmalıydı? Darbeciler darbe yapsın diye Sivas, Maraş, Çorum gibi şehirler kan ve gözyaşına mı boğulmalıydı?
12 Eylül 1980 öncesindeki kışkırtmalar, kamplaşmalar, cepheleşmeler, kutuplaşmalar, kendiliğinden gelişen hadiseler miydi; yoksa iç ve dış odaklar tarafından planlanan bir büyük oyunun parçası mıydı?
Tanklar 12 Eylül sabahı Namlusu MHP Genel Merkezi'ne çevrilmesini kimler talimat verdi.
Yine tankların Etimesgut’tan, Mamak’tan çıkar çıkmaz ABD Başkanı Carter’ın 12 Eylül darbesinden haberi oluyor; Başbakan Süleyman Demirel ise darbeyi sabah kendisini Zincirbozan’a götürmeye gelen askerlerden öğreniyordu.
12 Eylül’ü yapan darbeciler için “bizim çocuklar” diyen ve darbeyi saat saat takip eden ABD’nin darbe ile ilişkisi nasıl başladı?
Selimiye ve Harbiye’deki darbe toplantılarından, askerî karargâhlarda hazırlıkları gizli bir şekilde süren 12 Eylül çalışmalarından ABD askerî örgütü Jusmat ve CIA elemanları nasıl haberdar oluyor?
CIA okullarında yetişmiş, her biri “özel savaş” elemanı olan “barış gönüllüleri”; 1960’lı yılların sonlarından itibaren ülkemize gelmiş; özellikle Alevi-Sünni vatandaşlarımızın birlikte yaşadığı en hassas yerler olan illeri 1978-79 döneminde ziyaret etmiş; akabinde toplumsal farklılıkları körükleyerek ülkemizi acıya boğan kanlı olayların fitilini ateşlemişlerdir.
Peki, birçoğu diplomat görünümlü CIA elemanlarının üzerine gidildi mi?
Türkiye aleyhine yaptıkları gizli çalışmalardan dolayı soruşturma açılan, sınır dışı edilen var mı?
NATO merkezlerinden yönlendirilen özel savaş elemanlarının karanlık ve derin ilişkileri istihbarat servislerince neden araştırılmadı?
Bunların kaotik çalışmalarına bilerek mi göz yumuldu? Soğuk savaş döneminin ilk yıllarında, NATO şemsiyesi altında bütün NATO üyesi ülkelerde oluşturulan ve 1990 yılında İtalya’da ortaya çıkarılan “Gladio” türü yapılanmalar, Türkiye’de hangi karanlık olay ve senaryoların merkezinde yer aldı?
İtalya’daki Adı “Gladio”, Türkiye’deki Adı Ne?
1970’lerde İtalya’yı kasıp kavuranlar, aynı yıl Türkiye’yi de kan gölüne çevirmediler mi? Abdullah Öcalan, Dursun Karataş vd. derin sol şefler örgüt liderleri mi, Gladio elemanları mıydı?
NATO bünyesinde oluşturulan, ABD’nin yapılandırdığı bu özel ve gizli örgütlenme nasıl ve ne zaman ortaya çıktı? NATO’nun gizli terör örgütünün elemanları hangi taşeron örgütleri kullandılar, hangi sansasyonel eylem ve kışkırtmaları yaptırdılar?
Abdi İpekçi niçin öldürüldü?
MHP’nin en önemli isimlerinden olan ve bakanlığı döneminde mafyaya göz açtırmayan Gün Sazak’ın ölüm emri hangi taşeron örgüte servis edildi?
CIA’si, Mossad’ı, istihbaratçısı, muhbiri, mafya babası, örgüt şefi, tetikçisi, hepsi bir arada; sağ-sol değil, hepsi görevli.
Aynı kişi dünyanın herhangi bir yerinde görülebilir. Arkasından gelen faili meçhuller, sabotajlar, derin ilişkiler, kirli bağlantılar sorgulanmadan nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?
1968’den 1980’e kadar birçoğu öğrenci olmak üzere siyasetçi, yazar, akademisyen, sendikacı, öğretmen, gazeteci ve işçi altı bine yakın insan niçin ve neden öldürüldü?
Berlin Duvarı çöktü, Sovyetler Birliği yıkıldı, “soğuk savaş” sona erdi; ama Türkiye üzerindeki “özel savaş”, “psikolojik savaş”, “örtülü savaş” bütün hızıyla niçin sürmektedir?
Bu soruların cevaplarını bulabilmek için 12 Eylül 1980 öncesine bir yolculuk yapmazsak 15 Temmuz'uda çözemeyiz bundan sonrakileri de ön göremeyiz.


Yazara ait diğer köşe yazıları
YAZARLAR
E-BÜLTEN ABONELİK
EN ÇOK TIKLANANLAR
-
Tokat'ta Mevlid Kandili'ne saygı: Eğlence mekanları kapandı
Tokat'taki birçok eğlence mekanı Mevlid Kandili'ne saygısını göster...
-
3 bin konutun yıkılacağı projenin 'Kamuoyu Araştırması' yayınlandı
Tokat Belediyesi 8 Mahalle'de yapılacak 3.000 konutu ilgilendiren Kents...
-
Ak Zambak, Eylül sayısı yayınlandı
Tokat Belediye bülteni "Ak Zambak" eylül sayısı yayınlandı
-
1961 yapımı film bugünleri mi tahmin etti?
1961'de yayınlanan ve Dünya'nın ekstrem sıcaklıklara ulaşmasını anl...
-
Bakan Özhaseki'den Tokat'a yağış uyarısı
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, yoğun yağışl...