VAHŞİ BATININ HAZIRLADIĞI SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI ÜSTÜNE...

26.04.2026 - Pazar 04:30

♦♦♦...On altı imparatorluk kurmuş Yüce Türk Milleti’ne karşı, hezimetle biten yüz yıllık hafıza 24 nisanı; Balkanlarda, Anadolu’da soykırıma uğramış 6.000.000 vatandaşımızı anmak için “Ulusal Yas ve Saygı Günü“ olarak kabul etsek ne güzel olur♦♦♦

Dostlarım; İngiltere, Fransa ve Almanya çıkarlarına uygun savaşları, ihtilalleri, yeni haritaları yüz yıl önceden planlarlar… İsrail’de böyle bir planın Dünya’ya ağır yüküdür…
Bu üçlüye 4 Temmuz 1776 yılında İngiltere’ye bağlı 13 koloni tarafından yayınlanan Bağımsızlık Bildirisi'yle kurulan Amerika Birleşik Devletleri dahil olur…
Bu gelişmeleri adım adım izleyen Çarlık Rusya emellerine uygun planlarla pusuda bekler…
Hedef, Osmanlı İmparatorluğunu zayıflatmak…
Hedef, Osmanlı hoşgörüsüyle her türlü haklara sahip Ermeni ve Rumların yüz yıllardır uyuyan haçlı ruhlarını uyandırmak…

Fatih Sultan Mehmed’in 1453 çağlar ötesine sesi; “Ahidnamesi“ ile sınırlarımız içerisinde; Müslüman, Rum, Ermeni,Yahudi ve alt unsurları Süryani, Yezidi, Keldani vs. inançlara sağlanan insan haklarının getirdiği huzur ve barış ortamında devletine hizmette; Agop Ohannes Kazazyan: Maliye bakanı, Alekdandros Karatodori: Dışişleri Bakanı, Mikayil Portakalyan: Hazine ve Hassa Bakanı, Aristidi: Orman ve Maden Bakanı, ayrıca, bürokraside İstepan Ispartalyan, mimaride Baylanlar, musikide; Tatyos Efendi, Tanburi Aleksan, Nikogos, sporda; Aleko Yordan. Niko Kovi sonra Lefter vs. şanlı Ay yıldızı göğüslerinde gururla taşırlar.

İngiltere, Fransa, Almanya ve Amerika Birleşik Devletleri bu huzurdan rahatsız olurlar…
Dünyada, emperyalizmin, sömürgeciliğin ve genocide yani soykırımın öncüsü İngiltere’de 1646 yılında: “Hristiyanlığı Yayma Cemiyeti“ kurulur. Amaç görünürde İncil’i ve Anglikanizm mezhebini yaymaktır.

İngiltere’den ABD’ne göç eden Protestanlar 1810 yılında Amerikan Board (Amerikan Yabancı Misyonlar Komisyonu'nu) kurarlar.
Fransa’da 15 Ağustos 1534’de kurulan: “Fransız Cizvit misyon” asıl faaliyetini 18-19 yüzyılda gerçekleştirir…
Almanya ise özellikle Amerikan Boarda maddi destek sağlar. Bu destek 1969 yılına kadar devam eder…
Hepsinin arka bahçesinde “Hasta Adam” dedikleri Osmanlı İmparatorluğu’nu içten çökertme ve yıkma planı vardır…

Önce Amerikan Board misyon alanı olarak Osmanlı coğrafyasını seçer. Görünen hedef: Ortodoks Hristiyanları Protestan mezhebine geçirmek, Müslümanlara İncil dağıtmak -çok başarısız olduklarını üzüntüyle itiraf ederler- sağlık hizmeti sunmak, açacakları okullarla eğitim hizmet vermek, Anadolu’yu hizmet bölgelerine ayırarak misyonerler görevlendirmek, Görünmeyen yüzü bölgedeki Rum ve Ermeni vatandaşlarımızı önce kışkırtmak sonrada silahlandırıp isyan çıkarmak ve yerel halk üzerinde korku ve terör estirmek..

Bu amaçla ABD’den Tokat’a gelen misyonerler: Eli Smith (1821), Harrison Dwight (1831), Thomas Pink (1834), Henry John Van Lennep (1854), Dr. Azgınah Opovers ve arkadaşları 150 okul açarlar. Bunlar bölgenin dini azınlık durumuna göre Tokat’ta Ermeni, Merzifon’da Rum Amerikan Koleji gibi okulları silah deposu haline getirirler. Terör planlarını okullarda yaparlar. Merzifon’da Türk öğretmen Zeki Bey’i şehit ederler. Kolej kapatılınca Selanik’e taşınırlar. 2015 yılında Merzifon’u ziyaret istekleri gerçekleşmez…

İstanbul’da Robert Koleji 1863 yılında kurulur. Ağırlıkla Balkan ve Anadolu’dan gelen çocuklara yatılı hizmet verir. Ne yazık ki Bulgaristan’ın ilk dört başbakanı ve Yunan devlet adamları ve askeri yöneticiler buradan mezun olurlar…

Yine Fransızlar Anadolu’da 130’u Tokat’ta olmak üzere 6565 okul açarlar. Bölge yoğunluğuna göre köylerden öğrenci toplarlar…

İngilizler ise: “British Missionary Society” adı altında 178 okulda 12800 öğrenciyi sözde eğitirler… Öncelikle istihbarat, ekonomik yardım ve akıl hocalığı yaparlar… İngiliz Muhipler Cemiyeti ile sözde aydınları kendilerine bağlarlar.

Özünde birbirlerine tarihi kin besleyen; “sadık-ı millet” Ermeni, kendilerine “Osmanlı Rumları“ diyen Rumlar, Sefaradlar dediğimiz Yahudi vatandaşlarımız bulundukları coğrafyalarda “Türkofon“ yani Türkçe konuşan ve ortak değerleri kardeşçe yaşayan devlet hizmetlerinde görev alan vatandaşlarımızdır. Ortak akılla Hacı Nikola Lovizidi Fethiye, Kaptan Yorgi Konstantinidis 1885-1904 Matthias Tokatlıyan 1912-1914 Giresun Belediye Başkanlığı’nı yapacak kadar devletine bağlıdırlar…

Artık alt yapıyı oluşturan İngiltere yeni bir Dünya nizamı için harekete geçer. Önce Rusların Doğu Anadolu’da Ermeni Devleti kuracaklarını anlayınca Yunan isyanını çıkartırlar. Balkanlarda, Filistin’de, Ortadoğu ve hicaz Yarımadasındaki hain unsurları harekete geçirirler. Mısır’da Seydibeşir esir kampında Ermeni doktorlar tarafından 15.000 asker ilaçlı suyla zorla yıkatılıp kör olarak ülkemize sevk edilirler. Bu doktorlar Beyrut Amerikan Tıp Fakültesi mezunlarıdır! Hazin sonuç Balkan soykırımında 5.500.000 soydaşımız, Arnavut, Boşnak kardeşimiz şehit olur. Biz onların ebedi bir yetimleri olduğumuzu unutmayalım. Bu sene Balkanlarda ki şehitliklerimizi ziyaret ettik dualarla, rahmetle, saygı ve hürmetle andık…

Batıda İngiliz, Fransız ve ABD; doğuda Ruslar ordumuzun Çanakkale Harbi’nde olmasından yararlanarak ,önce okullardan sonra köylerden silahlandırdıkları 200.000 kişiyi ordularına katarak, ayrılıkçı Ermenilerle; Erzurum’u, Van’ı ve Doğu Anadolu’yu işgal ederek, 599.000 Türk-Kürt-Azeri’yi diri diri, çocuk, kadın, yaşlı demeden soykırıma tabi tutarlar. Bugün dahi, Anadolu’da, nereye kazma vursak, açsak, toplu mezarlar çıkmaktadır. İstanbul’da ki İngiliz elçilik görevlileri ise bunların elebaşlarına, diplomatik destek sağlarlar! Fransızlar ise 2 Temmuz 1905'de Abdulhamid’e suikast yapan ermeni teröristlere sahip çıkarak, yıllar sonrada ASALA’ya aynı hamiliği yaparlar…

Artık saldırılar o kadar yurt düzeyine yayılmıştır ki, Devlet, halkının can güvenliğini koruyamaz hale gelir. Yöneticilerimiz, huzur ve otoriteyi yeniden tesis ve özellikle Ermeni vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlamak için 27 Mayıs 1915’te çıkardığı “Tehcir Kanunu” ile kendi toprağımız olan Beyrut’a trenlerle, güvenliğini ve iaşesini sağlayarak 458.758 kişinin ulaşımını sağlar. Suça bulaşmadığı tespit edilenlere, daha sonra da geri dönüş hakkı verilir. Beyrut’ta ise ABD ile eşgüdüm sağlanır. Bu rakam ABD kayıtlarıyla uyumludur. Daha sonra yavuz hırsızlar, konuyu ve projelerinin çöküşünden duydukları siyasi rahatsızlığı, soykırım kılıfıyla telafi etmeye çalışırlar...

Halbuki;

Tarihi hafıza; Kızılderili, Hiro Şima, Vietnam soykırımını yapan ABD’ni hiç unutmuyor…
Tarihi hafıza; Avustralya’da Aborjin, Kenya’da Mau Mau, Hindistan’da Amritsar, Kuzey İrlanda’da Kanlı Pazar’ı yaşatan İngilizleri unutmuyor…
Tarihi hafıza; Cezayir’i’ Antep’i kan gölüne çeviren Fransızları unutmuyor...
Tarihi hafıza; Hürriyet kahramanı Talat Paşa’nın ve Erzincan Hastanesi’nde öldürülen Tokatlı Doktor Minas Yarmanyan’ın katilinin Almanya olduğunu, Nabibya‘yı, Parajmos ve Yahudi Soykırımını,  Bugün de Filistin’i unutmuyor…
Tarihi hafıza; Ruslar 1915’te Anadolu’dan çekilirken peşlerine takılan 400.000 Ermeni‘nin, Kırım, Ahıska ve Azeri Türkü’nün akıbetini unutmuyor…
Tarihi hafıza; Ermeni saldırılarında öksüz kalan Türk -Kürt-Azeri çocuklarına yetimhane açarken, öksüz ve kimsesiz kalan Ermeni çocuklarına da aynı hakkı tanıyarak Trabzon Yetimhanesi’ne yerleştiren: “Türklük gurur ve şuuru; İslam ahlak ve fazileti“ sahibi ve timsali Mareşal Kazım Karabekir Paşa'yı unutmuyor.

Tarihi hafıza; Olaylardan altı yıl sonra; 18 Mart 1921 Rus işgaline uğrayan Ermenistan Başbakanı Kevork Alihanyan’ın, Ulul Önder Mustafa Kemal Atatürk’den mektupla yardım istediğini unutmuyor...
Tarihi hafıza; Kıbrıs’ı, Hocalı’yı unutmuyor.
Tarihi hafıza; 2006 yılında Avusturya’da Türk ve Ermeni tarihçilerin, arşivleri açarak, siyasi baskıyı, bilimsel tarihi belgelerle, açığa kavuşturma toplantılarına katılmayarak, gerçeklerden kaçan Ermenileri unutmuyor…
Tarihi hafıza; “24 Nisan 1915 sözde soykırımı, Ermenilerin uydurduğu gerçeğini, bilgeliği ve bilime saygısıyla, mahkemeye kabul ettiren Bernand Levis’i unutmuyor…..
Tarihi hafıza; Sözde soykırımı tanıyan 41 ülkenin tarihi gerçeğe dayanmayan siyasi tercihlerini de unutmuyor….
Tarihi hafıza; İngiltere gibi sözde soykırımı tanımayan diğer devletleri de unutmuyor…

On altı imparatorluk kurmuş Yüce Türk Milleti’ne karşı, hezimetle biten yüz yıllık hafıza 24 nisanı; Balkanlarda, Anadolu’da soykırıma uğramış 6.000.000 vatandaşımızı anmak için “Ulusal Yas ve Saygı Günü“ olarak kabul etsek ne güzel olur…

NE GÜZEL OLUR…
NE GÜZEL OLUR…

-¦---¦---¦-

Cafer AKIN / 24 Nisan 2026