Tokat'ın saklı cenneti "Kurt Gölü" baştan sona yenileniyor
Tokat'ta otobüs kazası: 1'i ağır 2 yaralı

♦♦♦ ... Bu vesileyle belirtmek isterim ki; Ali Şevki Erek Tokat’ın ve Türkiye’nin markasıdır, aynı şekilde Metin Gürdere markamızdır, Orhan Diren markamızdır, Feramuz Şahin markamızdır, Zeyid Aslan markamızdır, Ahmet Yenihan markamızdır, Rafet Erdem markamızdır, Yusuf Beyazıt ve Özlem Zengin Türkiye ve Tokat’ımızın markasıdır. ... ♦♦♦
Dün sosyal medya hesabımdan Sayın Özlem Zengin’e teşekkür ettim. Sebebi de NATO zirvesinde Tokat’ın bağ yaprağından yapılan dolmanın ikram edilmesiydi.
Ardından eleştiriler geldi…
Eleştiriye saygım sonsuz. Fakat eleştiri, bilgiyle yapılır. Bilmeden konuşmak ise Tokat’a haksızlıktır.
Bazıları hâlâ Tokat bağ yaprağını yalnızca tencereye giren bir yaprak zannediyor.
Oysa Tokat bağ yaprağı; dolmadan önce üretimdir.
Dolmadan önce çiftçidir.
Dolmadan önce emektir.
Dolmadan önce ihracattır.
Dolmadan önce ekonomidir.
Dolmadan önce binlerce ailenin ekmeğidir.
Tokat’ta yaklaşık 23 bin ton salamuralık bağ yaprağı, 73 bine yakın ton üzüm üretiliyor. Yaklaşık 6 bin 600 hektarlık bağ alanı üzerinde binlerce aile geçimini bu topraktan sağlıyor. Resmî verilere göre yıllar önce bile bağcılığın Tokat ekonomisine katkısı 540 milyon liranın üzerindeydi. Bugünün ekonomik şartlarında bunun katbekat arttığını tahmin etmek zor değil.
Şimdi soruyorum…
Böylesine büyük bir ekonomik değerin NATO gibi dünyanın en önemli uluslararası platformlarından birinde tanıtılması mı küçümsenecek?
Yoksa bunu sağlayan girişim mi eleştirilecek?
Dünyanın her ülkesi kendi ürününü tanıtmak için milyonlarca dolar reklam bütçesi ayırırken, Tokat’ın coğrafi işaretli bağ yaprağının uluslararası bir organizasyonda yer almasını küçümsemek, önce Tokat’ın emeğini küçümsemektir.
Bazıları meseleyi sadece “bir tabak dolma” olarak görüyor.
İşte yanıldıkları nokta tam da burasıdır.
O tabaktaki dolmanın içinde Tokat’ın bağı vardır.
Üzümü vardır.
Üreticisi vardır.
Kadınların sabahın ilk ışıklarıyla topladığı yaprak vardır.
Salamura tesisleri vardır.
Nakliyecisi vardır.
Esnafı vardır.
İhracatçısı vardır.
Köylüsü vardır.
Bir şehrin ekonomisi vardır.
Bunu göremeyenler, Tokat’ın gerçek gücünü de göremez.
Bugün Tokat’ın kalkınmasını konuşuyorsak bunu sadece bacası tüten fabrikalarla ölçemeyiz. Tarım da bir sanayidir. Katma değer üreten her ürün stratejik değerdir. Tokat bağ yaprağı da bu şehrin en güçlü markalarından biridir.
Ben diğer şehirlerin insanlarının bunu eleştirmesini anlayabilirim.
Ama Tokatlı olup da Tokat’ın en önemli ekonomik değerlerinden birinin uluslararası alanda tanıtılmasını küçümsemeyi gerçekten anlayamıyorum.
Siyasi görüşlerimiz farklı olabilir.
Kişileri eleştirebiliriz.
Ancak Tokat’ın ortak değerlerine katkı sağlayan işleri, sadece kimin yaptığına bakarak değersizleştirmek; en büyük zararı yine Tokat’a verir.
Ben teşekkürümü bir siyasetçiye değil, Tokat’ın tanıtımına katkı sağlayan bir adıma ettim.
Çünkü isimler geçicidir.
Tokat kalıcıdır.
Siyaset gelir geçer.
Ama Tokat’ın bağı, üzümü, yaprağı ve üreticisi yaşamaya devam eder.
... Ben tercihimi kişiden değil, Tokat’tan yana kullanıyorum.
Bu vesileyle belirtmek isterim ki; Ali Şevki Erek Tokat’ın ve Türkiye’nin markasıdır, aynı şekilde Metin Gürdere markamızdır, Orhan Diren markamızdır, Feramuz Şahin markamızdır, Zeyid Aslan markamızdır, Ahmet Yenihan markamızdır, Rafet Erdem markamızdır, Yusuf Beyazıt ve Özlem Zengin Türkiye ve Tokat’ımızın markasıdır.
Saygılar sunarım.
***
Yakup ORAKÇI / 09 Temmuz 2026