İftar yemeğinde bütçe dostu "Tavuk Köftesi" tarifi!
Niksar’da sel alarmı: Dereler taştı, araziler suya gömüldü

Sulusokak'ta, Takyeciler Camii'nin hemen doğusunda yer alan Arastalı Bedesten, İstanbul'un ünlü Kapalı Çarşısı'nı anımsatan mimarisiyle dikkat çekiyor.
Evliya Çelebi'nin "Sultan Çarşısı kadar güzel" olarak nitelendirdiği bu tarihi yapı, Osmanlı ticaretinin kalbinin attığı yerlerden biri olarak biliniyor. Sulusokak'taki tarihi yapı, Arastalı Bedesten, artık Tokat Müzesi olarak tarihe ışık tutuyor. XV. yüzyılda inşa edilen ve İstanbul Kapalı Çarşısını anımsatan bu eski Osmanlı ticaret merkezi, tuğladan örülmüş tonozlar ve muhteşem kubbeleri ile ziyaretçilerini adeta zaman yolculuğuna çıkarıyor. Çelebi Mehmet döneminin mimari ustalığını yansıtan yapı, tarihi ve kültürel değerleriyle göz kamaştırıyor.

Anadolu'nun Kayıp Hikayelerini Keşfedin
1926'da kurulan ve Türkiye'nin müzecilik tarihinde önemli bir yere sahip olan Tokat Müzesi, arkeolojik ve etnografik eserlerle dolu koleksiyonuyla ziyaretçilerini bekliyor. Kalkolitik Çağ'dan Osmanlı'ya kadar uzanan geniş bir zaman diliminden eserler, Anadolu'nun zengin tarihini sergiliyor. En dikkat çekici parçalar arasında, Anadolu Türk İslam devletlerinin sikke koleksiyonu ve 1191 tarihli, nadir görülen bir Kuran-ı Kerim yer alıyor.

İstanbul'un Ruhu Tokat'ta
Tokat'ın Sulusokak bölgesinde yer alan ve İstanbul Kapalı Çarşısı'nın büyüsünü taşıyan Arastalı Bedesten, şimdi müze olarak tarih meraklılarını ağırlıyor. Çelebi Mehmet zamanında inşa edilen yapı, dokuz kubbesi ve mükemmel tonozları ile Osmanlı mimarisinin inceliklerini gözler önüne seriyor. Müze, aynı zamanda Tokat ve Karadeniz bölgesinin kültürel mirasını koruyan önemli bir merkez.

Tokat Müzesi'nde Zamanın İzleri
Tokat Müzesi, 6000 yıllık bir tarihe sahip toprakların hikayelerini anlatıyor. Müzede sergilenen eserler, Hititlerden Roma'ya, Bizans'tan Osmanlı'ya kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Müze, aynı zamanda, zengin Anadolu Türk İslam devletleri sikke koleksiyonuna ve 1191 tarihli bir Kuran-ı Kerim'e ev sahipliği yapıyor, geçmişin izlerini günümüze taşıyor.

Arastalı Bedesten ve Müzesinin Keşfi
Arastalı Bedesten, Tokat'ın en değerli tarihi yapılarından biri olarak, şimdi bir müze olarak yeni bir kimlik kazandı. İstanbul Kapalı Çarşısı'ndan esinlenen mimarisiyle, ziyaretçilerine Osmanlı ticaretinin canlı atmosferini sunuyor. Müze olarak hizmet veren yapı, Anadolu'nun farklı dönemlerine ait benzersiz eserlerle dolu.

Bir Zaman Makinesi
1926'da kurulan Tokat Müzesi, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle dikkat çekiyor. Arkeolojik ve etnografik eserlerin sergilendiği bu müze, Anadolu'nun çeşitli medeniyetlerinden kalan izleri ziyaretçilere sunuyor. Müzenin koleksiyonunda yer alan Anadolu Türk İslam devletlerine ait sikke koleksiyonu ve 1191 tarihli Kuran-ı Kerim, müzenin en değerli parçaları arasında.

ARASTALI BEDESTEN (TOKAT MÜZESİ)
Cumhuriyet Müzelerinden olan Tokat Müzesi müzecilik faaliyetlerine 1926 yılında Anadolu Selçuklu Dönemine ait bir tıp medresesi olan Gökmedrese binasında başlamıştır. Yıllar içerisinde eser sayısı artmış, depolar yetersiz kalmaya başlamıştır. Depolarda biriken eserlerin daha sağlıklı şartlarda korunması,müzeye kazandırılan yeni eserlerin çağdaş müzecilik anlayışı çerçevesinde sergilenmesi gerekliliği,mevcut binanın restorasyona ihtiyacı olması nedeniyle Tokat Müzesi, Tokat Merkezdeki tarihi Sulusokak’ta bulunan ve bir Osmanlı yapısı olan Arastalı Bedesten'e 3 Mart 2012 tarihinde taşınmıştır. Arastalı Bedesten olarak bilinen yapının ne zaman ve kim tarafından yapıldığı bilinmemektedir. Günümüze gelebilen kalıntılardan ve tarihi kaynaklardan XV.-XVI.yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir.

Bedesten kesme taştan yapılmış, cephesi tuğla dizileri ile bölümlere ayrılarak hareketlendirilmiştir. Kuzey-güney yönünde, kareye yakın dikdörtgen planlı olup, kuzey ve güneyde dışarıya dikdörtgen çıkıntılı, yuvarlak kemerli birer kapısı bulunmaktadır. İçerisi üç sıra halinde üçer paye ile bölümlere ayrılmıştır ve bunların üzeri de yuvarlak dokuz kubbe ile örtülmüştür. Bedesten kuzey ve güneyinde alt sırada birer, üst sırada da üçer küçük pencere ile aydınlatılmıştır. Bedestenin iki yanında ince,uzun dikdörtgen planlı iki de arastası bulunmaktadır. Bu arastaların da kuzeyi ve güneyinde dikdörtgen söveli üzerinde birer dikdörtgen pencere bulunan kapıları vardır. Dükkânları oluşturan bu bölümün orta noktasına da birer küçük kubbe yerleştirilmiştir.

Bedesten; kıymetli kumaşlar, mücevherler ve buna benzer eşyaların satımına mahsus üstü kapalı, mahfuz çarşıların bütününe verilen addır. İnşa edildikleri dönemde, önemli birer iktisadi kuruluş olmakla birlikte, günümüzdeki banka ve borsaların görevini de görmekteydi. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 18 Eylül 2012 tarihinde açılışı yapılan Tokat Müzesi'nde arkeolojik eserler yapının bedesten olarak adlandırılan kısmında teşhir edilmektedir. 1976 yılında Tokat Müze Müdürlüğünce kazıları yapılan ve İlimiz tarihi kronolojisinin Geç Kalkolitik döneme (M.Ö.4000-3000) kadar indiğini kanıtlayan Turhal Ulutepe buluntuları ile kronoloji başlayıp, teşhirin büyük bir kısmını oluşturan Zile İlçesi sınırları içerisinde bulunan ve 1973-1984 yılları arasında Prof. Dr. Tahsin Özgüç tarafından kazısı yapılan Hititlere ait idari ve askeri işlerin görüldüğü saraya ait kalıntıların açığa çıkarıldığı Maşathöyük buluntularıyla devam etmektedir. Roma dönemine ait figürlerin sergilendiği vitrinde yer alan Zile İlçesi Ağılcık köyünde bulunan bronz heykel grubu ünik eserler olarak görülmektedir.

Teşhirde Roma dönemine ait takı ve süs eşyaları, ölü gömme geleneğinin göstergesi urneler, pişmiş toprak testiler, ayrıca bir tapınağa ait olabileceği düşünülen pişmiş toprak aplikler, kandiller,cam eserler ve Doğu Roma dönemine ait haçlar, mühürlerin sergilendiği vitrinler yer almaktadır. Aynı salonda Klasik dönemden başlayarak, İlimiz Zela(Zile), Komana Pontika(Tokat), Cabeira(Niksar) antik kentlerine ait Helenistik, Sebastopolis(Sulusaray), Neocaiser(Niksar), Zela(Zile) antik kentlerinde basılmış Roma Şehir, Roma İmparatorluk, Bizans ve İslami dönemlere ait sikkelerin sergilendiği sikke teşhiri yer almaktadır. Yapının batı cephesinde yer alan arasta kısmında halkın hayat tarzını, kültürünü temsil eden bakırcılık, yazmacılık, dokuma,tekstil, halı, kilim, giyim-kuşam,erkek ve kadın takıları, aydınlatma araç-gereçleri, kapı tokmakları, silahlar, barutluklar, hamam ve mutfak eşyalarıyla Osmanlı Dönemine ait tarikat eşyaları, el yazması kitaplar, yazı takımları, Hristiyanlık dönemine ait eserler ve Anadolu’nun ilk Türk Beyliklerinden Danişmentliler Dönemine ait bilinen en eski Kuran’ı Kerim’in sergilendiği Etnografya salonu bulunmaktadır. Tek kattan ibaret olan müzenin giriş kısmında yer alan ön bahçenin sağ tarafında Roma Dönemine ait taş eserler sol tarafında ise Doğu Roma ve İslami dönem dönem mezar taşları sergilenmektedir. Ulaşım: Şehir merkezindedir. Cumhuriyet meydanına yürüme mesafesi uzaklığındadır.
Haber: Yakup ORAKÇI