Son 20 Yılın Modern İslam Kafası

31.03.2024 - Pazar 01:37

SON 20 YILIN MODERN İSLAM KAFASI

Bazı Ak Partili arkadaşlarım yazdıklarımdan bayağı rahatsız olmuş. Doğaldır, Zira tuzu kuru olanlar açın halinden anlamazlar. Muhalifliğimin gerekçesini normal bir dil ile anlatmaya çalışıyorum ama ya işlerine gelmiyor, Ya da rant meselesinde kaybedecekleri çok şey olduğu için üç maymunu oynuyorlar. Canları sağolsun. Elbet böyle giderse ki (Durum onu gösteriyor) bizim emeklilerin düştüğü duruma düçar olunca acı acı feryatlarını duyacağız İnşallah.

Aslında yazmak istediğim başka bir konuydu. Ama böyle bir girizgah yapmak zorunluluğu hasıl oldu malesef.

Akıl baliğ olduğumdan beri (Her ademin) Ülkemize has bürokratik sınıflandırılması veya etiketlenmesine maruz kalmış sıradan bir vatandaşıyım.

Bilmeyenler için deklare ediyorum ki; Etiketim radikal islamcı... (Bu tabir karşı tarafın bana yüklediği bir etiketleme tabi ki) Ben kendimi tanıtmak istersem şöyle diyebilirim; İslami değerleri ön planda tutan ve buna dikkat etmeye çalışan biri.

Yani sizin anlayacağız 61 yaşıma kadar bu camianın içinde büyümüş, Kültür genleri bu şekilde gelişme göstermiş, Bu uğurda doğru/yanlış hayatını idame ettirmiş, Eli kalem tutabilen ve kendisini ifade edebilecek kabiliyetleri olan sıradan bir vatandaş.

Kısaca bu kardeşlerimizin Neden, Niçin, Nasıl düşündüğünü, Kılcal damarlarında akan kanın nereye evrileceğini, Neyi/Niçin/Nasıl yapacaklarını üç aşağı beş yukarı tahmin edebilecek düzeyde bir akla ve zekaya sahibim. Çünkü aynı "İdealist kafaları" yıllar içersinde birlikte yaşadık, Birlikte öğrendik, Birlikte yaşama geçirdik.

Peki aramızda ayrışmalar, Kopmalar, Kırgınlıklar, Derin görüş ayrılıkları yaşanmış mıdır? Elcevap elbette yaşandı.

Baz olarak 1986 yıllarını başlangıç olarak kabul edersek; Bende kendi açımdan bazı değerlendirmeler yapabilecek izan ve mizandayım.

İktidarı uzun yıllardır oy vererek destekledim. Ancak asla Ak Parti'li olmadım.

Sebebi ise kendi mizacımla ilgilidir. İyiler her zaman iyi olarak kalamayabilirler. Her zaman açık bir kapı bırakmak lazımdır. Örnek verecek olursak; Erdoğan'ın Sisi'yi darbeci nitelemesinden sonra konjektür gereği tam tersi çark etmesidir. Hadi bir örnek daha veriyim. Esat arkadaşıyken yaptığı zülümler açısından ilişkiyi askıya almasıdır. Yani sizin anlayacağınız bir insan iyiyken seviliyorsa, Kötü olduğunda da sevilmeyebilir.

1986 yılında Ak Parti'li arkadaşlarımın hiçbirisi makam ve mevki sahibi değildi. Herhangi bir korkuları da yoktu. Çünkü kaybedecek birşeyleri yoktu. Aşağı yukarı hepimiz ekonomik açıdan aynı düzeylerdeydik. Hep birlikte ağlar hep birlikte güler, Sevinirdik.

Zaman hızla aktı. Görüş olarak gelişmeler gösterdik. Kimimiz makam mevki sahibi oldu. Kimimiz zengin oldu. Kimimiz öyle oldu, Kimimiz böyle oldu.

Yol ayrımları yaşamak zorunda kaldık.

Ben her hangi bir kimsenin nasıl oy vereceğine söz söyleyecek bir durumda değilim. Yargılayacak makamda da değilim. Ancak ben senin tercihine saygı duyuyorsam, Sende benim tercihime saygı duymak zorundasın. Eğer "21 yıl sonra mı aklın başına geldi. Ekonomik büyüme hızı 4,5 nerde çökme" diye umumi bir yerde bana laf atarsan cevap veririm. Ağır mı cevap vermişim! Evet ağırdır.

Ama bir de şöyle bakalım olaya: 2023 Temmuz zammı demiş bişey vermemiş, 2023 Ocak ayı demiş yine es geçmiş, Seçim olacak zamana gelmişiz yine "Para yok" demiş. Peki suçlusu ben miyim? Sırf iktidarda kalayım diye EYT'yi çıkarıp gerçek emeklileri mağdur eden sen değil misin?

Sanki ben sadaka istiyormuşum gibi emekliye nerdeyse bir yıldır zülum eden yine sen değil misin? Olmadı promosyon adı altında elalemin parasıyla sanki yeni birşey veriyormuş gibi dalga geçen yine sen değil misin? Yetmedi "Seçimden sonra temmuzda masaya yatıracağız" diyen yine sen değil misin?

Lütufa bakar mısınız? Sanki 2023 temmuzundan 2024 temmuzuna hiçbirşey değişmemiş de... Bir yılda bu adamlar nasıl geçinir? Ne yapar? Kiralar almış başını gitmiş, yiyecekler ateş pahası. Eee! Temmuzda masaya yatıracakmış. Yahu el insaf be!.. Bu şehirde işe gitmeden 40 bin lira maaş veriyorsun yandaşlarına, Milyarları akıtıyorsun mütahitlerine, Ensar deyip it kopuk Suriyeli'yi Ülkeye dolduruyorsun, Gazze için sahte gözyaşları döküp, İsrail ile alışverişe devam ediyorsun, Anayasa Mahkemesi'ni tanımıyorsun, Mafya bozuntularını Ülkede cirit attırıyorsun, Seçim için en az 50 milyarı B..ka püsüre, Kağıta, Parti bayrağına, Benzine, Seçim otobüslerine verip havaya savuruyorsun. Hani para yoktu. Sen demiyormuydun bekarakarı boşamak kolay diye. Eee! Sarayında mutlu mesut yaşıyorsun, Onüç uçağın var istediğin yere gidiyorsun. Bana da "Sabret, Temmuzda düşüneceğiz" diyorsun. Kardeşim zaten kanuni olarak temmuzda emekliye bir zam yapmak zorundasın (Gerçi kanun sen olduğun için vermeyebilirsin de) Babanın kasası mı yahu devletin parası.. (20 sene prim ödediğim halde)

Sanki bana lütuf edip İkram'da bulunuyor haşmetmaap...

Hadi bunu da yazayım, Fetöş'ten sonra bir mülakat saçmalığı ile kendi yandaşlarını yerleştirmediniz mi senelerdir bürokrasiye. Niye doymuyorsunuz kardeşim? Binlerce münafık kazandırdığınız be Ülkeye. Ne yapsın adamlar... Normal şartlarda iş bulamayınca sizden görünmeye çalışıyor işte. (Tabii bunu becerebilenler)

Sonuç olarak; Koltuğunu kaybetme korkusu yaşayan, Bedavadan maaş alan, Kendi akrabasını, Eşini, Dostunu belediye yerleştirip hayatını garantileyen, Rant piyasasında malı götüren elbette Ak Parti'yi destekleyecek. Destekle babaaa.. Banane!.. Ama bana bulaşma.. Canım yanıyor.. Empati kur, Bari sesini kes. Vicdanın, İnsafın varsa tabii...

Not: Emevilerin Muaviyesi'ni desteklemeniz benim için hiç sorun değil sevgili kardeşlerim.. Ben Ebu Zer'lik yapmaya devam edeceğim. Çöle sürülüp aç/susuz bırakılmaya razıyım. Hatta hapislerde çürütülmeye de.. Ölünce görüşüp, Hesaplaşacağız İnşallah.

YORUM YAZ

Yorum Yazabilmek İçin Lütfen Giriş Yapın.