CENTCOM: "ABD kuvvetleri, Hürmüz Boğazı’nda mayın temizleme görevine başladı"
YSK, 31 Mart 2024 Mahalli İdari Seçimleri’nin iptaline yönelik yapılan itirazı reddetti

Dr. Şeref Menteşe sosyal medya hesabından haykırdı, "Tokatlı hemşehrilerime açık ve samimi çağrımdır"
"Kıymetli Tokatlı hemşehrilerim… Bugün artık birbirimizi kandırmanın, gerçeğin etrafında dolaşmanın, sorunu başkasında arayıp kendi payımıza düşeni görmezden gelmenin kimseye faydası kalmadı. Tokat’ta çok büyük bir işsizlik var mı? Evet, var. Gençlerimiz iş bulmakta zorlanıyor mu? Evet, zorlanıyor. Yeni iş alanlarına, fabrikalara, yatırımlara, üretime, istihdama ihtiyaç var mı? Evet, her zamankinden daha fazla ihtiyaç var.
Peki şimdi sormamız gereken asıl soru şudur: Tokat bu hale nasıl geldi? Bu memleket neden yıllardır yerinde saydı? Neden Tokat’ın potansiyeli heba edildi? Neden yıllardır bu şehir konuştu ama büyüyemedi? Neden gençlerimiz göç etmek zorunda kaldı? Neden umut, ekmek ve gelecek başka şehirlerde aranır hale geldi?
Bunun cevabını dürüstçe vermeden, “Yeni iş istiyoruz, müjde bekliyoruz” demek tek başına yetmez. Çünkü Tokat halkı, maalesef yıllardır denenmişleri denemeye devam etti. Memlekete tek bir çivi dahi çakmayanı desteklemeye devam etti. Ülkedeki ve özellikle Tokat’taki fabrikaları saran, üretimi zayıflatan, gençliği işsizliğe mahkûm eden anlayışı iktidarda tutmaya devam etti. “Bizimkiler” diyerek, hizmete değil rozete oy vermeye devam etti. Vekil yaptığı insanların liyakatine, donanımına, vizyonuna, memlekete ne katacağına bakmadı; çoğu zaman sadece parti amblemine, sadece rozete, sadece aidiyete baktı.
Ve bugün gelinen noktada görüyoruz ki; particilik, rozetçilik, adamcılık, ayrımcılık, kör sadakat… Tokat’a ekmek olmadı. Tokat’a fabrika olmadı. Tokat’a istihdam olmadı. Tokat’a gelecek olmadı. Şimdi bıçak kemiğe dayandı.Ve artık Tokatlı hemşehrim de şunu görmeye başladı: Sadece “bizden” diye destek vermek çözüm değilmiş. Sadece rozet üzerinden siyaset okumak çözüm değilmiş. Sadece aynı isimleri, aynı anlayışı, aynı ihmali yıllarca taşımak çözüm değilmiş. Yıllardır ihmal edenlerden yeniden medet ummak çözüm değilmiş.
Ama burada çok net bir hakikati yüzümüze vurmak zorundayız: Soğuk fırından sıcak ekmek çıkmaz. Bu cümle sadece bir benzetme değil… Bugünün Tokat’ının özetidir. Yirmi beş yıldır bu memlekete gereken sanayiyi getirmeyen, üretim altyapısını büyütemeyen, gençliğe umut veremeyen, Tokat’ı göç veren il olmaktan çıkaramayan, işsizlik sorununu çözemeyen, şehrin potansiyelini ayağa kaldıramayan anlayıştan… bugün yeniden “müjde” beklemek, aynı reçeteyle farklı sonuç beklemektir.
Olmaz. İhmal eden, yeniden ihmal eder. Yatırım getirmeyen, yine getiremez. Liyakatsiz kadro, yine memleketi oyalamaya devam eder. Rozet için gelen, hizmet için savaşmaz. Tokat bugün bu noktadaysa, bunun tek sorumlusu siyasetçi değildir.
Ağır ama doğru konuşalım: Tokat, ihmal edenleri zamanında cezalandırmadığı için bu hallere düştü. Çünkü siyasetçinin dili ne kadar bozuk olursa olsun, onu sandıkta ödüllendiren bir toplum varsa; o siyasetçi kendini düzeltmez. Hizmet etmeyen ama alkışlanan, çalışmayan ama seçilen, memlekete katkı vermeyen ama yine vekil yapılan anlayış; neden değişsin?
İşte asıl kırılma burada yaşanmalı.Bugün Tokat’ta artık mesele sadece işsizlik değildir. Asıl mesele şudur: Tokat, rozet siyaseti ile liyakat siyaseti arasında tarihi bir yol ayrımına gelmiştir. Ya yine: “Bizimkiler” diyeceğiz, yine aynı ihmalleri taşıyacağız, yine aynı isimleri parlatacağız, yine aynı boş vaatleri alkışlayacağız, yine seçimden seçime hatırlanacağız, sonra da çocuklarımızı başka şehirlere uğurlayıp kader diyeceğiz…
Ya da artık gerçekten diyeceğiz ki: YETER! Yeter bu memleketin oyunun çantada keklik görülmesine! Yeter Tokat’ın yıllardır ihmal edilmesine! Yeter gençlerimizin işsizliğe mahkûm edilmesine! Yeter rozetin liyakatin önüne geçirilmesine! Yeter particilik uğruna memleketin geleceğinin feda edilmesine! Yeter “bizden olsun da nasıl olursa olsun” anlayışına!
Bugün Tokat’ın ihtiyacı olan şey, yeni bir afiş değil… Yeni bir slogan değil… Yeni bir “müjde” masalı hiç değil… **Tokat’ın ihtiyacı olan şey; liyakatli kadro, vizyon sahibi temsil, üretim odaklı siyaset, yatırım için mücadele eden irade, ve rozetin değil memleketin çıkarını önceleyen bir anlayıştır.** Artık şunu çok net anlamak zorundayız: Tokat’a hizmet edecek olan rozet değil, ehliyettir. Tokat’a fabrika getirecek olan slogan değil, vizyondur. Tokat’a iş alanı açacak olan particilik değil, mücadeledir. Tokat’a gelecek kazandıracak olan hamaset değil, liyakattir.
Eğer Tokatlı gerçekten yeni iş alanları istiyorsa… Eğer Tokatlı gerçekten yatırım istiyorsa… Eğer Tokatlı gerçekten gençlerinin bu şehirde kalmasını istiyorsa… önce kendi siyasi tercihlerini masaya yatırmak zorundadır. Çünkü sandık sadece oy verme yeri değildir. Sandık, aynı zamanda hesap sorma yeridir. Hizmet etmeyeni ödüllendiren toplum, yarın hizmet bekleme hakkını zayıflatır. Çalışmayanı yeniden seçen şehir, işsizlikten şikâyet ederken önce aynaya bakmalıdır.
Bu sözler kırmak için değil… Uyandırmak içindir. Bu sözler suçlamak için değil… Tokat’ı yeniden ayağa kaldırmak içindir. Çünkü biz Tokat’ı seviyoruz. Ve sevdiğimiz için susmuyoruz. Bu memleket kaderine terk edilecek bir şehir değildir. Tokat; tarihiyle, insanıyla, toprağıyla, üretim gücüyle, coğrafi konumuyla, çalışkan evlatlarıyla… çok daha fazlasını hak ediyor.
Ama bunun için önce şunu yapmak zorundayız: Rozete değil, liyakate oy vereceğiz. Partiye değil, memlekete hizmet edene destek vereceğiz. Boş vaade değil, icraata bakacağız. Aynı ihmali yeniden seçip sonra şikâyet etmeyeceğiz.
Ve son sözüm şudur: **Tokatlı hemşehrim… Soğuk fırından sıcak ekmek çıkmaz. Yirmi beş yıllık ihmalden kalkıp yeniden medet ummak, bu memlekete yeni umut değil, yeni hayal kırıklığı getirir. Artık yeter demenin, rozetin değil liyakatin yanında durmanın, bu memleketi gerçekten seveni seçmenin zamanıdır. Tokat, ancak ihmal edenleri cezalandırdığı gün yeniden ayağa kalkacaktır.**"
Dr. Şeref Menteşe