TOKAT'TA ARTIK BAZI ŞEYLERİN DEĞİŞMESİ GEREKİYOR

17.05.2026 - Pazar 06:22

♦♦♦ ... Çünkü atalarımız boşuna dememiş: “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” ... ♦♦♦

Tokat’ta artık bazı şeylerin değişmesi gerekiyor. Çünkü bir şehir sadece seçim meydanlarında kurulan cümlelerle değil, verilen sözlerin yerine getirilmesiyle büyür. Siyaset; kürsüde güzel konuşma sanatı değil, millete verilen sözü yerine getirme mesuliyetidir.

Yıllardır aynı sorunların konuşulduğu, aynı projelerin seçimden seçime yeniden vaat edildiği bir düzen artık insanları yormaktadır. Bir proje düşünün; temeli konuşulur, sözü verilir, fotoğrafı çekilir ama yıllarca yerinde sayar. Oysa hizmet dediğiniz şey, yıllar boyunca bekletilecek bir ihsan değil; vatandaşın hakkıdır.

Verilen söz, seçim meydanında alkış almak için kurulmuş geçici bir cümle değildir. Çünkü tutulmayan her söz, sadece bir projeyi değil; insanların devlete, siyasete ve yönetime olan güvenini de sarsar. Bir şehirde yollar gecikirse telafi edilir, yatırımlar gecikirse tamamlanır; ama güven gecikirse toplumun içinde sessiz bir dargınlık büyür.

Bugün vatandaş artık şunu sorguluyor:
“Bu söz gerçekten yapılmak için mi verildi, yoksa seçim dönemini geçirmek için mi söylendi?”

İşte siyaset tam da bu noktada samimiyet imtihanı verir.

Bir siyasetçi verdiği sözü unuttuğu anda, vatandaş da kendisini hatırlamayanları günü geldiğinde unutmasını bilir. Çünkü milletin hafızası bazen sessizdir ama derindir. Özellikle Anadolu şehirlerinde insanlar yüksek sesle konuşmasa da kimin takip ettiğini, kimin eğlediğini çok iyi görür.

Tokat’ın talepleri merkezi hükümete daha net, daha güçlü ve daha kaliteli şekilde aktarılmalıdır. Çünkü mesele sadece bir isteği iletmek değil, o isteğin takipçisi ısrarcısı olmaktır. Ankara’ya gidip fotoğraf vermekle değil, Tokat’a dönüp sonucu göstermekle siyaset anlam kazanır.

Artık “dosya sunduk”, “gündeme getirdik”, “takip ediyoruz” gibi yuvarlak cümleler vatandaşın gözünde eski tesirini kaybetmiştir. İnsanlar artık temel atma töreninden çok, bitmiş hizmet görmek istiyor. Çünkü vatandaşın günlük hayatına dokunmayan her vaat zamanla havada kalan bir slogana dönüşür.

Ama burada vatandaşın da önemli bir yükümlülüğü vardır. Takip etmeyen toplum, zamanla unutulan vaatlerin seyircisi olur. Vatandaş artık “iyi konuşuyor”, “güzel hitap ediyor”, “mikrofonu iyi kullanıyor” anlayışından çıkmalıdır. Gerçek siyasetçi; ulaşılan, dinleyen, çözüm üreten ve verdiği sözü yerine getirendir.

Bir başka gerçek de şudur: Devlet ile vatandaş arasındaki köprü siyasettir. Ancak bu köprü sağlam kurulmadığında vatandaş, çözümü olması gereken kapılarda yorulmaktadır. Büyüklerimizin yıllardır söylediği “Vatandaş besmeleyle bürokratın kapısına gitmemeli” sözü aslında çok derin bir devlet anlayışını anlatır. İnsan, hakkı olan bir hizmet için kendini mahcup hissederek kapı kapı dolaşmamalıdır.

Elbette kurallar olmalıdır. Devlet kuralsız işlemez. Ancak kurallar, vatandaşı çaresiz bırakmak için değil çare üretmek için vardır. Yapılabilecek bir iş için bürokrat siyasetçiden telefon beklememeli; görevini devlet ciddiyetiyle yerine getirmelidir. Eğer bir makam sahibi bulunduğu koltuğu hizmet için değil de vatandaşı oyalamak için kullanıyorsa, siyaset de buna sessiz kalmamalıdır. Çünkü o koltuk şahsın değil, devletindir.

Bir şehirde en büyük yorgunluk ekonomik sıkıntıdan önce belirsizliktir. İnsanlar yapılacağı söylenen işlerin yıllarca gecikmede kalmasından yorulmaktadır. Çünkü umut verip bekletmek, hiç söz vermemekten bazen daha ağır bir hayal kırıklığı oluşturur.

Devletin büyüklüğü binalarında değil, vatandaşına hissettirdiği adalette ve hizmette gizlidir. İnsanımız da aldığı hizmeti bir “iyilik” gibi değil, millet olmanın doğal hakkı olarak görmeli; yaşadığı şehri korumalı, yönlendirmeli ve üretime destek vermelidir.

Bugün Tokat’ın ihtiyacı olan şey; birbirini suçlayan değil, sözünün arkasında duran bir anlayıştır. Belediyeler seçim öncesi söylediklerini unutmamalı, siyaset kurumları bölgeye ya da görüşe göre değil, insana göre hizmet etmelidir.

Çünkü atalarımız boşuna dememiş:
“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.”

Bu söz sadece duvarlara yazılacak bir cümle değil; devlet erkanının ruhu olmalıdır. Tokat da artık bu ruhu daha güçlü hissetmek istemektedir.

***

Yakup ORAKÇI / 17 Mayıs 2026