Kadim Durmaz, "Doğamızın talan edilmesine izin vermeyeceğiz"

27.07.2024 - Cumartesi 23:48

CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, Tokat'taki doğa ve çevre tahribatını TBMM'de yaptığı konuşmayla gündeme getirdi

CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, "Sayın Başkanım, Çok değerli milletvekilleri, Aziz milletimiz. Hepinizi sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyorum. iki gün önce hiç olmasını arz etmediğimiz bir olay yaşandı Zile'de Zile Belediye Başkanımız ikinci kez kazandı. İlk kazandığında belediyenin borcu 25,5 milyon pardon bütçesi 25,5 milyon, Borcu 142 milyondu. Kentte moda olan herkes onun böyle çarşaf gibi asılmasını istediğinde o değerli insan ben bu kentin seçilmiş bütün Meclis Üyeleri'mle şehri eminiyim. Bu kentin marka değerine zarar verme hakkını kendimde görmüyorum. Biz bu yükün altından kalkar, Bu kentte ticaret yapan, Birikimini o kente yatıran, Sanayicisi, İş insanına, Onların emeklilerine haksızlık etmemenin şehri emin olduğu görevini hisseden biriyim.

Halkımız teveccüh etti. İkinci seçimde de ikinci kez tekrar kazandı ama geçmişte birlikte yol yürüdükleri arkadaşlarının kentlilik aidatıyla o kentin esnafı, sanatkarı siyasetten farklı da düşünse ikinci kez yeniden arkadaşımıza bir beş yıl daha o kenti bir yönetme görevini verdiler. Ama bunu kendisi gibi düşünmeyen, Böyle tercih kullanan insanları hain gibi, Davayı satmış gibi, Yanlış ithamlarla kenti gerdirip olmaması gereken kentlerimize yakışmayan bir olay yaşandı. Bunun bir kez daha yaşanmasını arzu etmiyoruz. Çok şükür hiç böyle şey de olmadı.

Tabii ikincisi üzüntümüz, Tokat coğrafyası çok güzel üç büyük ovası olan ve tarihiyle de, tarihi zenginlikleri ve bağrında bulunan eserleriyle değerli arkadaşlar İstanbul'dan sonra en çok tarihi eser envanterine sahip bir il Tokat. Ama Gel gör ki, gel gör ki; 22 yıllık Ak Parti iktidarıyla coğrafyasının yaklaşık olarak %46'sı madenlerle ruhsatlandırılmış ve bu coğrafya tahrif edilmiş kıymetli arkadaşlar. En son yine Tokat'a 19.422 dönüm çok kıymetli Gürlevik Suyu'nun çıktığı onlarca köyün içme suyunun kaynağın olduğu, Yaylalarda koyun ve kuzuların meleştiği bir bölgeye ruhsat verildi ve yüzeyden arama izni var bu şirketin. Ancak bunun dışında hiçbir izni yok. ama zannedersin Karadeniz'de doğal gaz arar gibi ya da Gabar'da petrol arar gibi dev sondaj makinasını sokup o coğrafyayı talan etmek üzere orada bulunmakta. ve bundan rahatsız olan Şehitler köylüleri ve bundan rahatsız olan orada yayla yaptığı Niksar'ın Sorgun Obası ve buradan içme suyu kaynaklarını götüren Erbaa'ın Canbolat, Hacıali, Kartosman devamında o derenin akışında Keçeci, Sokutaş Derbenci ve Yeşilırmağa bağlanıyor.

Bu Yeşilırmak Amasya Ovası'nı suluyor, Bu Yeşilırmak Çarşamba ve Terme Ovaları'nı suluyor. Yine bu dağın güney tarafında Akbelen Köyü ve oradaki alanlar yine Gökdere Havzası, Avlunlar Köyü ve oradaki Havza, Kazova. Buradaki maden arayışı sonucu kirlenecek. O güzelim domatesler, Biberler, Fasulyeler, Şeftaliler, Kirazlar ve bütün bu alanda yetişen bitkiler kirlenecek. Ayrıca Tokat endemik bitki varlığıyla da Türkiye'nin nadide illerinden biri, Yine tam da bu maden arama izni verilen bölgeden Kuzey Anadolu Fay hattı hepinizin bildiği gibi Erzincan'dan gelen Koyulhisar, Reşadiye, Niksar, Erbaa, Taşova devam eden Düzce'ye doğru giden hattın güneyindeki küçük bir fay hattı olan Ezine Pazarı fay hatının da tam yanından geçmektedir.  Tokatlı bundan rahatsız... Rahatsız arkadaşlar!.. Türkiye sanayi devrimini yapamamış bir ülke. Avrupa'nın da teknoloji çöplüğü oluyor. 22 yıldır tek başına ülkeyi yöneten iktidar sayesinde. Öyleyse aklımızı başımıza alacağız. Biz bizden önceki medeniyetlerin bize bıraktığı, Atalarımızın, Ecdadımızın bize bıraktığı tarihi eserleri dünyayla paylaşarak bu coğrafyada doğaya çevreye zarar vermeden bu ülkeyi hak eden noktaya taşıyabiliriz.

Bakın İstanbul'a Paris'e 100 milyon turist gidiyor. İstanbul'a 10 milyon 13 milyon geliyor. Neden? Tabii yaşanmaz kentler, Nüfus yoğunluğu ve Anadolu'daki insanları doğduğu topraklar doyuramadığımızdan. Turistlere soruyorlar: -Neden İstanbul'a gitmiyorsunuz? -Ben diyor -Günde bir iki eser geziyorum ama dünyanın farklı ülkelerine gittiğimde böyle değil. İşte bunun yollarını aramamız lazım. Tokatlı tabii yanı başında Fatsa'da yaşanan faciayı biliyor. Tokatlı Akbelen'i unutmuyor. Tokatlı Kazdağları'nı unutmuyor ve inanıyorum buradaki herkesin ve bizi dinleyenlerin de yüreğini acıtan İliç'i unutmadı. Öyleyse yeni facialara meydan vermeyelim, Aklımızı başımıza alalım. Tokatlı Günçalı da aynı olay oldu tepkisini verdi." diyerek sözlerini tamamladı.

Haber: M. Halil PAZARLI