ÜNİVERSİTEMİZİN 30'UNCU KURULUŞ YILI KUTLU OLSUN
YSK, 31 Mart 2024 Mahalli İdari Seçimleri’nin iptaline yönelik yapılan itirazı reddetti

Bize ne oldu? Hayat kalitemizi bunca yükselttik. Teknolojinin bütün imkanlarını rahatça kullanıyoruz. Çok kaliteli evlerde yaşıyoruz. Çok kaliteli yollarda, çok kaliteli ulaşım vasıtaları kullanıyoruz. Ama insan hak ve hürriyetlerini, toplu yaşama kurallarını, paylaşma ve hazım kültürünü dengeli bir şekilde yürütemiyoruz. Tam tersine rakamsal veriler çok hazin. Geçmişi çok özlüyoruz. Çünkü modern çağda sevgiyi, saygıyı, iç huzuru artırma yollarını düşünecekken; aile içi şiddet, hiddet, cinayetler, kadın cinayetleri, her iki cinse taciz ve tecavüz, darp, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı, özgürlükleri kısıtlama… Bize ne oldu?
2021 yılı başı itibariyle ülkemde 70914 hırsızlık olayı, 64528 uyuşturucu suçu, 43081 taciz ve tecavüz felaketi ve yıllar sürecek psikolojik travmalar… Acil daha caydırıcı çözüm… 26822 darp ve yaralama… 803 bebek kader mahkumu… Çözüm?
Çözüm: Ahlak… Ahlak… Geleceğimiz tehlikede…
Mevlana:”Ahlak olmayan bir yerde kanun bir şey yapamaz.” diyor. Yapamıyor da…
Mark Twain’de: “Bir ülkenin geleceği ve ilerlemesi sağlam kulelerle, sağlam binalara ve milli gelirine değil, o insanların ahlak değerlerine bağlıdır.” derken, iflas ve ihyaya çareyi gösteriyor.
Çiçero’da: “Memleketler parasızlıktan değil ahlaksızlıktan çökerler.” diyerek çözümü de gösteriyor…
Çözüm: Ahlak… Ahlak...
Ahlak nedir? İnsanın doğuştan getirdiği bireysel özelliklerini aile-okul-çevre öğretisiyle yoğurup yaşamasıdır. Halk arasında “Huy” dediğimiz bu güzel erdemler su gibi bir ömür devam eder. Huyu güzel, suyu güzel nitelikler milli ve evrensel değerlerin temelidir. Çünkü gaye insan… Gaye terbiye… Gaye haya… Derler ya: “El haya vel iman.” İmanı terbiye ve ahlak güzelleştirir…
Sosyolojik olarak ahlak önce öğrenilerek sonra uygulanarak davranışların temeli olur. Kültür kavramıyla ahlak kavramı ortak özellik gösterir… İkisi de yaparak yaşayarak öğrenilir…
Çocuk önce ailesinden ve çevresinden yaşadığı toplumun değer yargılarını öğrenir. ANNE-BABA VE ÇEVRE EN BÜYÜK ÖĞRETMENDİR… Güzel ve kalıcı alışkanlıklar,ilkeler-prensipler, görgü kuralları çocuğa okul öncesi eğitimle verilir. Hayat boyu devam eder… İyi, güzel, doğru…
Ahlak kaça ayrılır? Sosyolojik olarak sınır yok. Ama en önemlileri:
Bireysel ahlak: Mayadır. Kişi aileden, çevreden, her kademe okuldan ve hayattan aldığı güzel, doğru değerleri yaşarsa, yaşatırsa; aile huzurlu, çevre huzurlu, ülke huzurlu olur. Olumsuz, korkunç rakamlara inat… Gaye bu değil mi? Anne ve babalar; aile birliğine, dirliğine, sevgi yumağını büyütmeye kendinizi adayın… Onlara daha çok önem vermek; daha çok zaman ayırmakla olur… Güzel sözle, güzel gözle özdeki közler söner… Bu çocuklar bizim… Bizim geleceğimiz… Çorak topraklarda, susuz yazlarda solmasınlar… Sazla, sözle, sporla, oyunla, kitapla, renk renk boyayla ebem kuşağında büyüsünler… Esirgemeyin… Esirgemeyin… Biçmeye geldiğinizde eliniz boş kalır… Son pişmanlık…
İş ahlakı: Ahilik kültürü ile yetişmiş: “Eline, beline, diline“ sahip iş insanları, kalitede, süreklilikte, tartıda, mesleki kurallarda usta kalfaya, kalfa çırağa rehber olur… Helal kazanç, olmayanı, siftah yapmayanı gözetme… Dua ile başlama, kanaat ve şükür ile bitirme… Ayıplı, sahte, kalitesiz üretimi kendi içinde fırsatçılığa fırsat vermeyen bir iç denetim… Merhum Sami Erk gibi… Merhum Mustafa Satan gibi… Merhum Mustafa Vasfi Diren gibi…
Politik ahlak: Topluma rol model olan politikacıların erdemli davranışlarıdır. Siyasetten beslenmeyen; siyaseti besleyen bu uğurda vedayı değil vefayı tercih eden Topçu İhsan’ların, dünden bugüne dersidir siyaset… Bir anı: Başbakan Adnan Menderes Kıbrıs görüşmeleri için Londra’ya gider… Ana muhalefet partisi lideri İsmet İnönü: “Kıbrıs Görüşmeleri bitene kadar, ülkemin çıkarlarını siyasetten üstün tutacağım” diyerek ülkemde ve dünyadaki siyasilere büyük bir ahlak dersi verir. Görüşmelere bu siyasi birliğin ağırlığı damga vurur… Bu gün siyasi erdeme ve ahlaka çok hasretiz… Roller ve modeller ülkemin siyasi ahlakını temsil etmiyor…
Spor ahlakı: Milyonları sevindiren, milyonları hüzne boğan spor toplumun birleştirici en önemli ögesidir. Spor deyince akla centilmenlik, örnek alma, zekilik ve çeviklik gelir… Haklarında kitaplar yazılır… Anıtlar dikilir… Spor ülke bayrağıdır… Dalgalandıkça mutluluk saçar… Organizasyonlar en çok spor için yapılır. Spor güzel ahlakı, centilmenliği esas alır. Bizde Metin Oktay ve Can Bartu unutulmaz centilmenlerdir. Hele Metin Oktay’ın jübilesinde 10 dakika Fenerbahçe formasını şeref duyarak giymesi hala anılarda yaşar… Hüseyin Akbaş’ın oyunlarını çözmek için Tokat’a gelerek antrenmanlarını izleyip notlar alan Fransız güreşçi, Akbaş’ın spor ahlakından övgüyle bahseder… Örnek olsun… Örnek olsun…
Sanat ahlakı: Sanatçılar ayrı insanlar değil gayrı insanlardır… Onların başkalığı ruhlarının güzelliğidir. Toplumun estetik değerlerinin kurucuları ve uygulayıcılarıdır. Anıtkabir’in Türk mimarlara veriliş sebebi budur. İbrahim Çallı’dan Mehmet Başbuğ’a, Denizkızı Eftalya’dan Müzeyyen Senar’a, Muhsin Ertuğrul’dan, Sadri Alışık’a, Şeyh Galip’ten Mehmet Akif’e … Hep ahlak abideleri… Müzeyyen Senar’a sorarlar: “Bunca yıl hep yıldız olmanın sebebi nedir?” cevap muhteşem: “Ben hep sesimi ön planda tuttum.” Yenilere rehber olsun… Sanatçı budur… Metalik aletlerin arkasına gizlenen sözdeler değil… Gündemde kalma telaşı sanatçıya değer katmaz… Değer Zehra Bilir, Veysel, Bozkırın tezenesidir… Yenilere ışık olsun… Hayat damarlarımıza kan olsun…
Bu ışıklar geçmişten geleceğe kaynak olsa ne güzel olur…
Aile-okul-çevre ahlaki değerleri usta-çırak ilişkisiyle yeni nesle aktarsa ne güzel olur…
Cezaevlerini değil kütüphanelerimizi 24 saat açık tutsak ne güzel olur…
“Bir musibet bin bela savar.” İlkesiyle “Ahlakın olmadığı bir yerde; kanunlar bir şey yapamaz.” İlkesini siyasanın temeli yapsak ne güzel olur….
Çocuklarımıza hep çocuk gibi yaşayacakları; güzel ahlaka dayalı, ilkeli bir dünya hediye etsek ne güzel olur…
NE GÜZEL OLUR… NE GÜZEL OLUR…