"Salı Sohbetleri" Ramazan sonrası kaldığı yerden devam ediyor
YSK, 31 Mart 2024 Mahalli İdari Seçimleri’nin iptaline yönelik yapılan itirazı reddetti

AKP İzmir Milletvekili eski gazeteci Şebnem Bursalı Monaco'da istakoz yemiş ve kendi sosyal medya hesabından bunu story(hikaye) olarak paylaşmış.
"İyi de ne var bunda parası varsa yer kardeşim, Sanane!" diyebilirsiniz. Hatta; "Hayırdır, Ne iş! Sen sermaye/zengin düşmanı mısın?" diyebilirsiniz. Yahut "Ulen! Memleketin bunca sorunu varken senin kafayı taktığın şeye bahh!" da diyebilirsiniz...
Ama bundan sonra ki benim diyeceklerime de katlanıp üç maymunu oynayabilir, Sıkıca tutunduğunuz kıçınızın altındaki makam koltuklarına yapışıp, AKP'nin rant olarak attığı kemikleri yalarken, "Benim işlerim tıkırında, İşe gitmeden bankamatikten 45 bin lirada maaş alıyorum, Karımı, Kızımı, Çoluğumu, Çocuğumu da garantiye almışım Ohh! Kim ne halt yerse yesin" de diyebilir, Gazze'ye, Mültecilere, Muhtaçlara, Miskinlere içlenip ağlayarak, Vicdanınızı ferahlatıp sevapta kazandığınızı zannedebilirsiniz.
Aşağı metinde alıntı yaptığım yazı benim sözlerim değil, Ak Parti MKYK üyesi arkadaşın (Sözde) vicdan acısıyla kaleme aldığı twit (X) sesidir.
AKP MKYK Üyesi Mücahit Birinci, Şebnem Bursalı'nın paylaşımına sert tepki gösterdi: "Milletimiz geçim sıkıntısındayken, millet çareler ararken, devletimiz dişini tırnağına takmış ekonomiyi düzeltmeye çalışırken, siz gidip Monaco'da ıstakoz yiyemezsiniz, hadi yediniz bunu paylaşamazsınız! O ki paylaştınız, o zaman bu partiden istifa edeceksiniz. Sizin bu tavrınıza, bu ruh halinize hangi parti uygunsa, oraya gideceksiniz! Yer sofralarında kurulmuş, emekle, darbeler, bin bir badireler atlatmış bu partide siz ve sizin gibilere yer yok. Siz burayı babanızın çiftliği zannediyorsunuz, lakin burası halkın bağrından kopmuş, bu milletin öz evladı Recep Tayyip Erdoğan’ın partisidir kardeşim! Burada artık bu tavırda olanlara yer yok! Biz, size rağmen, sizin gibileri tek tek ayıklayana kadar, ölene kadar Reisimize sahip çıkacağız. Siz, bizim tane tane topladıklarımızı, kamyonu devirerek dökmeye çalışsanız da biz, yılmadan, sizlerden ve sizin gibilerden partimizin izzetini koruyacağız. Uzun uzun yazardım, sabaha kadar yazardım, ama o fotoğraf, inanın bana, bu kadar yazmayı bile hak etmiyor. Aslında tek cümle yeter: "Partimizden defolup gidin kardeşim.” Konu bu kadar basit."
AKP MKYK Üyesi Mücahit Birinci'nin sosyal medyadan Şebnem Bursalı'ya hitaben yazdığı sert eleştiriye de "Helal olsun be! Kitabın ortasından konuşmuş, Haddini bildirmiş" diyenlere sormak lazım; "...Siz burayı babanızın çiftliği zannediyorsunuz, lakin burası halkın bağrından kopmuş, bu milletin öz evladı Recep Tayyip Erdoğan’ın partisidir kardeşim!" diye caka satan ve tribünlere oynayan bu arkadaş, Kendi partilisi eski gazeteci Şebnem Bursalı üzerinden esip gürlerken, "Bizleri de ahmak yerine koyup, Algı/Oyun soslu cümleleriyle manipülasyon yaptığının farkında mıdır acaba?" diye düşünmüyor değilim.
1- Uyuyup kalktığında hasırın izi çehresine iz yapmış bir resül.
2- Mecliste otururken içeri giren bir bireyin "Muhammed hanginiz" sorgusundaki inanılmaz tevazu.
3- Sofrasından kalkarken midesinin üçte biri doymuş gerçek bir örnek.
4- Komşusu açken tok yatmamayı bir ilke olarak benimsemiş çok büyük bir yürek.
5- Yanında yöresinde bulunan en yakınlarına bile İltimas Torpil ve Kıyak geçmemiş, Kızına bile miras bırakmamış bir baba.
5- Vefat ettiğinde hanımına bıraktığı 3/5 dirhemi fakirlere verilsin diye vasiyet etmiş bir önder.
Lafa gelince müslümanlığı kimseye bırakmayan, Halkın bağrından kopmuş, bu milletin öz evladı Recep Tayyip Erdoğan'da yukarıda saydığım emarelerden tek bir tanesinin benzeri var mı?
Sayın AKP MKYK Üyesi Mücahit Birinci; Kendi gözündeki merteği görmüyorsunuz da Şebnem hanımın çapağını mı eleştiriyorsunuz?
"İtibardan tasarruf olmaz" adı altında teslim ettiğiniz belediyeleri gördük. Jakuzilerinizi, Makam araçlarına su doldurmanızı, Seçim bittikten sonra yapılan milyonluk ihaleleri, vs...
Bence önce en üsten başlayın ki; Samimi olduğunuz ortaya çıksın. "Milletimiz geçim sıkıntısındayken, millet çareler ararken, devletimiz dişini tırnağına takmış ekonomiyi düzeltmeye çalışırken" Yaptıklarınız ayan beyan ortada. Eskiden saklı gizli yapıyordunuz, Şimdi artık milletin gözüne sokarak aleni. Ama herhangi bir eleştiri yapamazsınız çünkü koltuk kaygınız var. Önce Partinizdeki zübükleri siz görün. Sonra o çok övdüğünüz kişi görsün. Çünkü saraylarda ben yaşamıyorum.
Yani sözün özü; AKP'nin geldiği son durum bu: Ele veriyorsunuz talkını (Telkini), Hepiniz yutuyorsunuz salkımı...